
Dostlarımız İçin 🐕
Omenra olarak dünyayı gezerken yalnızca güzel manzaralar görmeyi değil, aynı zamanda dünyanın gerçek sahiplerine saygı göstermeyi de çok önemsiyoruz. Burası onların da yuvası...
Bu nedenle gezilerimizde hayvanların kullanıldığı hiçbir aktiviteye asla yer vermiyoruz.
Fil gezileri, yunus gösterileri, vahşi hayvanlarla fotoğraf çekimleri ya da onların iradeleri dışında yapılan herhangi bir etkinlik… Bunların hiçbiri Omenra rotalarında bulunmaz.
Çünkü biz, hayvanların insanları eğlendirmek için değil; özgürce yaşamak için var olduğuna inanıyoruz. Burası onların gezegeni.
Onların yeri sahneler, kafesler ya da zincirler değil; doğanın ta kendisidir.




Turistik amaçla çok zor şartlar altında kullanılan filler ve develer var. Ürdün, Fas, Mısır, Tunus gibi ülkelerde develerin çok zorlayıcı koşullar altında ve eziyet içinde kullanıldığı bir gerçek. Doğal yaşam alanlarından uzakta hapis tutulan kaplanların, uyuşturularak insanlara oyuncak edilmesi de aynı şekilde hiçbir doğruya yakışmayan bir durum.
Bir canlının özgürce yaşaması, insanların sosyal medyaya koyacakları bir fotoğraftan daha önemlidir. Zaten bir kaplanı doğal habitatında izlemek, uyuşturulduğu bir kafesin içinde izlemekten çok daha güzel ve doğrudur.
Size bir de yunuslardan bahsetmek isteriz. Özel havuzlarda kullanılan ve gösteri yaptırılan yunusları görmüşsünüzdür. Yüzlerinde bir gülümseme vardır. Ancak bu gülümseme sizi yanıltmasın. Bu güzel canlıların yüz hatları, onları gülümser gibi gösterir. Bu tür gösteri havuzlarına hapsedilmek ise onlara yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu kabul edilemez.
Yunuslar okyanusta ses dalgalarıyla iletişim sağlarlar. Çevrelerini böyle kontrol ederler. Açık denizde bu dalgalar kilometrelerce uzağa giderken, beton bir havuzda ses dalgaları sürekli duvarlara çarpıp geri döner. Bu durum, sürekli aynalarla dolu küçük bir odada hapis kalmak gibidir; zihinsel ve fiziksel olarak onları yorar.
Doğada bir yunus günde ortalama 60 - 100 kilometre yol kat eder. En lüks havuz bile onlar için bir "küvet" kadardır.
Doğada karmaşık aile bağları ve sosyal hiyerarşileri vardır. Gösteri merkezlerinde ise birbirini tanımayan yunuslar dar alanlara kapatılır, bu da ciddi saldırganlıklara ve strese yol açar.
Doğada avlanırlar. Gösteri merkezlerinde ise sadece "itaat ettiklerinde" ölü balıkla ödüllendirilirler. Bu bir iş birliği değil, açlıkla terbiye edilen bir şartlanmadır.
Bunun gibi birçok acı gerçek var. Bu nedenle gezilerimizde asla bu tarz aktivitelere yer vermiyoruz. Seyahatler ve sosyal medya sayesinde ulaşabildiğimiz kitlelere de bu konuda her zaman bu tarz durumları anlatmaya çalışacağız. Bu sebeple gezilerimiz esnasında fil veya deve sürme, hayvan parkı ziyareti gibi konularda ricacı olmamanızı önemle rica ederiz.

Seyahatlerimizde hayvanlarla karşılaştığımızda onları uzaktan izler, doğal yaşamlarına saygı duyar ve onların dünyasına misafir olduğumuzu asla unutmayız. Doğaya ve canlılara duyduğumuz bu saygı, Omenra’nın en temel değerlerinden biridir.
Bununla da yetinmiyoruz.
Bundan sonra her yıl gelirlerimizin bir bölümünü hayvan haklarının korunması, doğal yaşamın desteklenmesi ve doğanın sürdürülebilirliği için ayıracağız. Tüm bu faaliyetleri web sitemizde ve sosyal medyada paylaşacağız.
Çünkü inanıyoruz ki gerçek seyahat, yalnızca dünyayı görmek değil; dünyayı ve onun paydaşlarını koruyarak gezmektir.
Omenra ile yolculuk eden herkes yalnızca yeni yerler keşfetmez; aynı zamanda daha vicdanlı, daha saygılı ve daha bilinçli bir seyahat anlayışının parçası olur. Bu herkes için daha anlamlı olur.
Doğaya saygı...
Hayata saygı...
Tüm canlılara saygı...
Bu bizim yolumuz...

